HRİSTİYAN GAZETE


TÜM MEZHEPLER, TÜM ETNİK KÖKENLER İÇİN HABERLER, DUYURULAR, TANITIMLAR VE ARŞİV


Hakkımızda | Editörden | Köşe Yazarlığı | Hristiyanlık Forum | İsa Mesih | Hristiyanlık | İncil | Hristiyan Olmak | Chat Sohbet | İncil TV | Facebook | Twitter | Youtube | Google +




GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Email adresinizi yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri kutucuğa yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize bir onay emaili gönderilecektir. Bu onay emailindeki linke tıkladıktan sonra aboneliğiniz başlayacaktır. Eğer email bülteni aboneliğinde sorun yaşıyorsanız; hristiyannet@gmail.com adresine email atınız.


SİTE İÇİ KELİME ARAMA MOTORU


Hz. İsa ne zaman doğdu? (Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu)





Tarih: 27/12/2011

Kategori: Yazarlar


Hz. İsa ne zaman doğdu? (Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu)

Hz. İsa’nın ne zaman doğduğu hakkında İncil’de de herhangi bir tarih yoktur. Ancak Luka’ya göre Hz. İsa doğduğunda çobanlar sürülerini çayırlarda otlatmaktadırlar (2: 8). Kuran’da da Hz. Meryem’in ağaçtaki hurmaların taze olduğu bir zamanda doğum yaptığı belirtilir (Meryem Suresi, 22-25). Bu iki veriden anlaşılan doğum ayının Sukkot Bayramı civarında Ekim’e tekabül ettiğidir. Peki, pagan dönemde de ‘kutlu’ gün kabul edilen 25 Aralık ilk ne zaman İsa’nın doğum günü olarak kabul edildi?

Dün gece Hz. İsa’nın doğum gününün beklendiği yirmidört günün yani arafenin (advent) sonu idi. Bu günlere Ermeniler hisnag derler ve onlarınki elli gündür. Dün geceyi Süryani, Katolik ve Rum Ortodoksları gibi birçok Hıristiyan, Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul ederler. Rus, Gürcü, Mısır, Ukrayna, Sırp ve Ermeni kiliselerine göreyse Gaius Iulius Caesar tarafından İ.Ö. 46’ta ihdas edilen Jülyen takvimi gereğince Hz. İsa’nın doğumu 6’sını 7 Ocak’a bağlayan geceye denk düşer (Hieromonk Nicholas Pokhilko, “History of Epiphany”, http://sites.google.com/site/historyofepiphany/).

Jülyen takviminin dini günler için hâlâ kullanılıyor olmasının sebebi şudur: Gregoryen takvimi İtalyan Doktor Luigi Giglio (1510?-1576) tarafından Papa XIII. Gregorius (1502-1585) namına yaptırıldığı ve onun tarafından takdis edildiği için Ortodokslar dini günlerinin tespitinde Katolik Gregoryen takvimini kullanmazlar. Gregoryen takvim bizde Osmanlı idaresinin son döneminde zaman zaman ve Cumhuriyet’in başından itibarense resmen kullanılmaya başlanır ve halka cebren kabul ettirilir. Ancak ismi Türkiye’de belki de papayı hatırlatmasın diye Miladi takvim olarak gösterilir (neyin miladı oluyorsa artık!).

25 Aralık tarihi nereden çıktı?

Burada önemli bir soru karşımıza çıkıyor. Hz. İsa’nın hangi yıl ve hangi gün doğduğunun cevabı tarihçiler tarafından kesin olarak verilememektedir. Nitekim yaşayan büyük tarihçilerden meşhur müsteşrik (orientalist) Bernard Lewis’e (1916-) göre Hz. İsa’nın hayatı ve varlığı hikâyeden öteye geçememekte ve “bilimsel” hiçbir veri ile ispatlanamamaktadır. Lewis dini bütün bir Musevi ve Siyonist olmasına rağmen “mimar tarihçi” olduğu için Hz. Musa’nın hayatının Hz. İsa’dan daha da karanlık olduğunu bilir. Bu yüzden Hz. Musa’nın hayatının ise sadece masaldan ibaret olduğunu kaydeder (Bernard Lewis, History, NY 1987: 49). İşin içine inanç girmedikçe bu iki “kahraman”ın varlık sahnesine çıkabilmeleri şimdiki verilerle imkânsız gözükmektedir.

Hz. İsa’nın ne zaman doğduğu hakkında İncil’de de herhangi bir tarih yoktur. Ancak Luka’ya göre Hz. İsa doğduğunda çobanlar sürülerini çayırlarda otlatmaktadırlar (2: 8). Kur’an’da da Hz. Meryem’in ağaçtaki hurmaların taze olduğu bir zamanda doğum yaptığı belirtilir (Meryem Suresi, 22-25). Bu iki veriden anlaşılan doğum ayının Sukkot bayramı civarında Ekim’e tekabül ettiğidir.

Eğer hakikat böyle ise 25 Aralık günü nereden çıkmıştır? Bununla ilgili üç görüş mevcuttur: 1- Hz. İsa’nın doğum gününün 25 Aralık’a denk getirilmesi diğer amillerin yanı sıra esas itibariyle kuzey yarımküredeki kış gündönümü (Sonnenwende, winter solstice) ile ilgilidir. Bildiğimiz gibi eski zamanlarda gündönümünün 21 Aralık’ta değil 25 Aralık’ta gerçekleştiği kabul edilirdi (Isaac Newton, Observations on the Prophecies of Daniel, and the Apocalypse of St. John, 1733, chapter XI .

2- Bilindiği üzere Roma İmparatoru Gaius Constantinus’a (272-337) kadar imparatorluktaki hâkim inanç putperestliktir. İ.S. 313’te Constantinus’un Hıristiyanlığı kabul ettiği iddia edilir. İddia diyorum, çünki Roma kaynaklarında Constantinus’un hayatı boyunca Hıristiyanlığı seçmediği ve ancak ölüm döşeğindeyken vaftiz edildiği belirtilir. Hatta Constantinus Çemberlitaş’a Apollon kılığında lir çalan kendi heykelini diktirmiştir. Buna rağmen Kilise’nin onu Hıristiyanlık adına yaptıklarından dolayı aziz ilan ettiğini de biliyoruz.

Hıristiyanlığın Constantinus tarafından izinli dinler arasına dâhil edilmesiyle birlikte putperestlik her geçen gün zemin yitirirken aynı zamanda Hıristiyanlığın içine de (pagan veya païen) -eski alışkanlıklarını bırakmak istemeyen yeni Hıristiyanlar sebebiyle- sızmaya başlar. [Bu arada Fransızca païen (yani dinsiz) kelimesi köylü (paysan) kelimesinden türemiştir. Çünki Avrupa’da köylüler 4. yy’dan itibaren Roma İmparatorluğu’nda hızla yayılmaya başlayan Hıristiyanlığa direnç gösterirler. Böylece köylü-dinsiz çağrışımı doğmuştur. Bugün de Fransa başta olmak üzere Avrupa’nın birçok dilinde bu çağrışımın izleri görülmektedir.]

Bu sızıntıların, mütehalifçiliğin (bağdaştırmacılık=syncrétisme) örnekleri çoktur (George Harley McKnight, St. Nicholas. His legend and his role in the Christmas Celebration, NY 1917 ve Christian Rätsch & Claudia Müller-Ebeling, Pagan Christmas: the plants, spirits, and rituals at the origins of Yuletide, NY 2006).

Protestan bir Germen olan Paul Ernst Jablonski’ye (1693-1757) göre de 25 Aralık Roma’da pagan güneş bayramı (dies natalis solis invicti=fethedilemez güneşin doğum günü) olarak kutlanırdı ve İmparator Constantinus da dâhil olmak üzere Roma imparatorları kendilerini güneş tanrı olarak kabul ederlerdi (güneş tanrı=sol invictus Suriye Güneş Tanrısı Elah-Gabal, Kelt Tanrısı Gargan, Grek Apollon ile Pers Mithra inançlarının karışımıdır http://www.newadvent.org/cathen/10402a.htm; Willy Rordorf, Liturgie, foi et vie des premiers chrétiens: études patristiques, Paris 1986: 170). Constantinus ayrıca diğer birçok Roma imparatoru gibi bu unvanı sikkelerde de kullandı (Jocelyn M.C. Toynbee, Roman medallions, NY 1987: resim xvii, no. 11; J. Maurice, Numismatique constantinienne, Paris 1908: II, 236, resim vii, no. 14).

Hıristiyanlıkta pagan etkiler

Bu arada belirtilmesi gereken bir diğer husus da doğumuna yine çobanların yardım ettiği Mithra Tanrısının doğum gününün de 25 Aralık olmasıdır (Gaston H. Halsberghe, The cult of sol invictus, Leyde 1972: XI; Robert Turcan, Mithra et le mithriacisme, Paris 1993: 96). Görüldüğü 25 Aralık gün olarak birçok inancın kesiştiği bir gündür ve bu yüzden Hıristiyanlığa geçişi kolay olmuştur.

Yukarıda belirtilen iki görüşü birden destekleyen ortak bir nokta daha vardır: Hz. İsa’nın doğumunun kış bayramlarına denk getirilmesi mantıklıdır. Çünki tüm ortaçağlar boyunca bildiğimiz gibi insanların en önemli faaliyeti ziraat ve balıkçılıktır. Kışın ziraat ve balıkçılık işleri büyük oranda durduğundan eğlencelerin ve bayramların kışa toplanması anlaşılır bir durumdur. Nitekim 5-6 Aralık tarihleri de eskiden denize çıkış sezonunun kapandığı günlerdi. Ayrıca 25 Aralık, kış gündönümünü işaret etmesi dolayısıyla da yeni yıl dileklerinin tanrılara sunulması için iyi bir fırsat olarak kabul edilirdi.

3- Son görüşe göre Hz. İsa’nın ana rahmine düşüşü yani Beşaret-i Meryem (annunciation) 25 Mart’ta olmuştur (Sextus Julius Africanus, Chronographai, basım yılı 221, c. VI J. Chr. von Aretin, Beiträge zur Geschichte und Literatur, Munich 1804: ii, 49’dan). 25 Mart aynı zamanda Roma takviminde gün ile gecenin eşit olduğu tarihtir (equinox). Bu arada Hz. İsa’nın doğum tarihini Mart ayının içinde verenler de yok değildir. Bunlardan birisi mesela Hz. İsa’nın doğumunu 28 Mart olarak gösterir (243 tarihli takvim olan The Pseudo-Cyprianic De pascha computus, http://www.documentacatholicaomnia.eu/02m/0200-0258,_Cyprianus_Carthaginensis,_De_Pascha_Computus,_MLT.pdf, yeni baskı Londra 1955). 28 Mart’ı bir kenara bırakarak 25 Mart’ı Beşaret-i Meryem kabul eden görüşe geri dönersek, bu tarihe 9 ay eklendiğinde İsa’nın doğum günü olan 25 Aralık tarihini buluruz (Roma döneminde 354 yılında Roma soyluları için hazırlanan bir vakayiname (chronography) http://www.tertullian.org/fathers/chronography_of_354_08_fasti.htm. Ayrıca bkz. Louis Duchesne, Les Origines du Culte Chrétien, Paris 1902: 262).

Pekiyi pagan dönemde de “kutlu” bir gün olarak kutlanan 25 Aralık ilk ne zaman İsa’nın doğum günü olarak kabul edildi?

Bu konuda da kesin bir bilgi olmamakla birlikte bir söylenti Constantinus saltanatının sonlarından itibaren 325 veya 326’ta idrak edilmeye başlandığını haber verir (Kathryn Capoccia, “Christmas Traditions”, 2002 http://www.biblebb.com/files/christmas00.htm; Susan K. Roll, Toward the Origins of Christmas, NY 1995: 130). Bu rivayete göre kutlamaların resmiyet kazanması ise 354’te Papa Liberius’un (?-366) ilanıyla olmuştur. Bu arada İznik’te yapılan ilk konsül tarihinin de 325 olduğunu hatırlayalım.

Bir başka rivayet ise Hz. İsa’nın doğum günü kutlamalarının, Aryanizm taraftarı olan İmparator Valens’in (328-378) 378’de Hadrianopolis Savaşı’nda ölmesi üzerine önce Kostantiniye’de yapıldığını ve ardından Roma’nın diğer şehirlerine yayıldığını söyler. Daha sonra 25 Aralık’a Germen pagan dönemi Yule kutlamaları eklemlenmiştir.

Bu arada İtalya’da uzunca bir zamandır Roma döneminde Satürn isimli tanrı adına 7 gün kutlanan ve bir pagan bayramı olan Saturnalia’nın da 25 Aralık-5 Ocak tarihleri arasındaki Christmas’ın 12 Gününe (arafe=advent) eklemlendiğini ve 12. yy’dan itibaren de Avrupa’ya yayıldığını görüyoruz.

Görüldüğü gibi durum hayli karışık. Buna rağmen bize yine de veladet-i İsa’yı tebrik etmek düşüyor.

DOÇ. DR. TEYFUR ERDOĞDU / STAR GAZETE




















Sitedeki içeriklerden içerik sahipleri sorumludurlar, bir yazının sitemizde yayımlanmış olması; sitemizin ilgili yazıyı onayladığı ya da desteklediği anlamına gelmez.